Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), geçen Perşembe günü yaptığı toplantıda HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+ platformlarına müstehcenlik, çocuk istismarı, şiddeti özendirme ve eş cinsel ilişkilerin meşrulaştırılması gerekçeleriyle idari para cezaları uyguladı.
RTÜK, bu platformlara yönelik yaptırımlarda içeriğin katalogdan çıkarılması ve üst sınır olarak belirlenen 250 bin TL'lik para cezasını kullandı. Ancak uygulanan cezaların düşük seviyede kalması, yaptırımların etkinliği konusunda soru işaretleri oluşturdu. Dijital platformların abonelik sistemiyle elde ettikleri gelirlerin şeffaf olmaması, televizyon kanallarına kıyasla mali yükümlülüklerde farklılık olduğunu gösteriyor.
HBO Max'ta yayınlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel, cinsellik ile pornografiyi açıkça sergilemesi ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırması nedeniyle katalogdan çıkarıldı ve idari para cezası verildi. Prime Video'da yayınlanan "Spartacus: House of Ashur" dizisinde şiddetin haz sahnesi olarak gösterilmesi, aşırı müstehcenlik ve ahlak normlarına aykırı sahneler nedeniyle aynı yaptırımlar uygulandı.
Netflix'in "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı filmi, LGBTQ+ ilişkilerini normalize ettiği gerekçesiyle katalogdan çıkarılırken, yüzde 3 idari para cezası verildi. Disney+ platformunda yayınlanan "A Teacher" dizisi de benzer şekilde katalogdan çıkarıldı ve para cezası uygulandı.
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformların küresel yapısı nedeniyle içerik sunumunda daha serbest olduklarını, televizyonlara uygulanan cezalara kıyasla dijital platformların denetimlerinin yetersiz olduğunu belirtti. Kırık, abonelik sistemlerinin RTÜK tarafından daha etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Kırık ayrıca, dijital platformlarda ensest ilişkiler, müstehcenlik, pedofili, istismar, LGBT propagandası ve uyuşturucu özendirici içeriklerin denetimsiz şekilde yayıldığını ifade etti. Geleneksel yayıncılıktaki denetim mekanizmalarının dijital dünya koşullarına uyarlanması ve daha güçlü bir denetim yapısının kurulması gerektiğini söyledi.
İngiltere örneğine atıfta bulunan Kırık, Ofcom benzeri bir denetim mekanizmasının Türkiye’de de oluşturulmasının önemine işaret etti. Medya ve yayıncılığın değiştiğini, izleyici alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Kırık, özellikle çocukların ve gençlerin korunması gerektiğini kaydetti.